Ad ve Soyad :
E-Posta :
Telefon :
   

Cemal Süreya

Cemal Süreya Kimdir?

 

Cemal Süreya (Erzincan 1931 – İstanbul, 9 Ocak 1990) Şair, Yazar. Asıl adı Cemalettin Seber. Güllü Hanım ile Hüseyin Seber’in oğlu. Ailesinin “Dersim Harekatı” sırasında Bilecik’e sürgün edilişi nedeniyle ilköğrenimine bir yıl gecikmeli olarak İstanbul Beyoğlu 37. İlkokulu’nda başladı, ancak 1941-42 ders yılı ortasında babasının İstanbul’a izinsiz gelişinden ötürü tekrar Bilecik’e döndü ve üçüncü sınıfın ikinci yarısından itibaren Bilecik Birinci İlkokulu’nda okudu. 1944’te Bilecik Ortaokulu’na başladıktan üç ay sonra parasız yatılı olan Cemal Süreya, 1947-48 öğrenim yılında yine parasız yatılı olarak Haydarpaşa Lisesi’ne girdi ve pekiyi dereceyle bitirdi. Olgunluk sınavını da aynı dereceyle vererek (1950) AÜ siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kaydoldu. 1953’te Seniha Nemli ile nikahlandı, ancak düğünleri mezun olduktan sonra yapıldı. 1954 Haziranında Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu; aynı yıl Eskişehir Vergi Dairesi’nde stajyer olarak göreve başladı. 1955’te kızı Ayçe dünyaya geldi; Maliye müfettiş muavini olarak İstanbul’a atandı. 1958’te yeterlilik sınavını vererek 5.sınıf maliye müfettişi oldu. 1959 Temmuzunda 50.dönem yedek subay adayı olarak askere alındı. 1960’ta teğmen rütbesiyle terhis oldu. Papirüs dergisini çıkarmaya başladı. Askerlik hizmeti sırasında fark dersleri vererek hukuk diploması da aldı; 1961 Kasımında, “Maliye Denetim Usulleri ve İktisadı Devlet Teşekkülleri”ni incelemek üzere Fransa’ya gönderildi. Seniha Nemli ile olan evliliği Fransa’ya gitmeden önce sona erdi ancak boşanmaları yedi yıl sürdü. Fransa’dayken Hilmi Ziya Ülken’in yeğeni Suna Lokman’la nişanlandıysa da 1963’te yurda dönüşünde ayrıldı. 1965’te memurluktan istifa ederek çevirmenlik ve yayımcılık yapan Cemal Süreya, o yıllarda Tomris Uyar’la birlikte Papirüs’ü yeniden yayımladı. Tomris Uyar’ın evlenip Ankara’ya yerleşmesinden sonra tanıştığı Zuhal Tekkanat’la 1967 Ağustosunda İstanbul’da evlendi ve bu evlilikten 1969’da oğlu Memo Emrah dünyaya geldi. 1971’in sonlarında memurluğa dönerek İstanbul Hocapaşa Vergi Dairesi Kontrolörlüğü’nde göreve başladı; ertesi yıl Maliye Tetkik Kurulu üyesi olarak Ankara’ya gitti. 1973’te Zuhal Tekkanat’tan ayrıldı ve 1975 başında Güngör Demiray ile evlendiyse de aynı yılın sonunda ayrıldı. 1975’te İstanbul Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’ne atandı. Aynı yılın eylül ayından Darphane’deki görevinden ayrılarak yine Ankara’ya, Maliye Tetkik Kurulu’na döndü; Kültür Bakanlığı’nın 9 kişilik Kültür Kurulu’na seçildi. 1977’te Ankara’da çıkan Türkiye Yazıları’nın kısa bir süre yayın yönetmeliğinde bulundu; bu dergininrenkli sayfalarında yer alan yazılarla, “Adamlar Adamlar” başlıklı imzasız yazıların ilk ikisi ona aittir. Son olarak Oluşum’u yönetti. Bu yıllarda yine eski eşi Zuhal Tekkanat’la birlikte oldu; yaklaşık dört yıl sonra, bu kez “bayan en nihayet” dediği Birsen Sağnak’la evlendi. 1978’te yeniden maliye müfettişliğine döndü; Maliye Bülteni adlı dergiyi Maliye Dergisi’ne dönüştürüp canlılık kazandırdı. İstanbul’da Kulaksız Mezarlığı’nda toprağa verilen Cemal Süreya’nın adı Kadıköy’de oturduğu sokağa verildi ve adına 2000’ Doğru dergisi tarafından bir de şiir ödülü kondu. 

 

Sevgilim Bir Günün

 

Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor
Ben seni düşünüyorum seni
Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
Kalbim diyorum kalbim
Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi
Aşkı anılar besliyor düşler kadar
Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır
Sevgi eskidikçe sevgi.
Günümüz ekmeğimiz, türkümüz
Çoluğumuz çocuğumuz
Binalar yan yana yükselip gidiyor
Vapurların ağzı köpük içinde
Uzaklarda ne kapılar açılıyor
Trenin biri bir istasyona varıyor
Ordan çıkıyor biri.
Her şey biliyor her şey
Sen biliyor musun bakalım
Seni nice sevdiğimi?
Üstüne titrediğimi?
Geldiğimi?
Gittiğimi
Hadi!

 


Biliyorum Sana Giden

 

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni 
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

 


Süreya, Cemal. Üstü Kalsın. Yapı Kredi Yayınları, 2008.

Cemal Süreya Kimdir?
Site Haritası
© Copyright 2020 Tüm hakları saklıdır. Homopsychologicus Psikoterapi ve Psikolojik Danışmanlık
Designed & Developed by Art Web ® Tasarım ve Yazılım Hizmetleri