Ad ve Soyad :
E-Posta :
Telefon :
   

Halil Cibran

Sevinç ve Hüzün

Halil Cibran Kimdir?

 

Lübnan asıllı Amerikalı bir felsefe yazarı, romancı, mistik şair ve ressamdır (6 Ocak 1883 Lübnan - 10 Nisan 1931 New York). On iki yaşındayken ailesiyle birlikte Boston’a göç etti. On beş yaşında annesinin isteği üzerine eğitim için Lübnan’a döndü ve Maruni Kilisesi’ne bağlı al-Hikme’ye girdi. Burada Arapçasını yetkinleştirdi. 1903’te Boston’a dönüşünde bir Arap göçmen gazetesi olan el-Muhacirde ilk edebi denemeleri yayımlandı. Bu sırada yaşamı boyunca ona koruyuculuk eden Mary Haskell ile tanıştı. Resim bilgisini geliştirmek amacıyla 1908-10 arasında Paris’te kaldıktan sonra 1912’de New York’a yerleşti ve kendisini Arapça ve İngilizce edebi denemeler, öyküler yazmaya ve resim yapmaya adadı. Lübnan’dan gelme göçmenlerle birlikte etkili bir edebiyat kulübü kurdu. Vasiyeti üzerine Lübnan’a götürülerek gömüldü. 

Halil Cibran’ın, F. Nietzsche, William Blake, Kitabı Mukaddes izlerini taşıyan edebi çalışmaları ve resimleri öncelikle aşk, ölüm, doğa, yurt özlemi gibi konuları işlerken onun dinsel ve mistik iç dünyasını yansıtır.
 
-Ermiş (The Prophet), 
-Kum ve Köpük (Sand and Foam) 
-Kırık Kanatlar (The Brokerı Virıgs), 
-Ermiş’in Bahçesi (The Gürden of the Prophet) Cibran’ın önemli yapıtları arasındadır. 

 

Sevinç ve Hüzün

 

Ve bir kadın dedi ki: Bize Sevinç ve Hüzünden söz et.
Ve o cevap verdi:
Sevinciniz, sizin maskesiz hüznünüzdür. 
Kahkahalarınızın yükseldiği kuyu da çoğu zaman gözyaşlarınızla dolmuştur.
Başka nasıl olabilirdi ki?
Hüzün kalbinizde ne kadar derin bir oyuk açarsa, sevincinizin dolacağı o kadar çok yer olur. Şarabınızı doldurduğunuz kadeh çömlekçinin fırınında alevi tatmadı mı?
Ruhunuzu yatıştıran şu lavtanın yapıldığı ağaç 
bıçakla oyulmadı mı?

Sevinçliyken yüreğinizin uçurumlarına bakın, size hüzün veren şeyin sizi sevindiren şeyin ta kendisi olduğunu göreceksiniz. 
Acılara gömüldüğünüzde de, yine yüreğinize bakın, sizi acıtan şeyin daha önceleri size sevinç kaynağı olan şeyden başka bir şey olmadığını fark edeceksiniz. İçinizden kimileri: “Sevincin değeri hüzünden daha büyüktür,” der. 

Kimileri de: “Hayır, hüzün daha değerlidir,” diye karşılık verirler. 
Oysa ben, size: “İkisi birbirinden ayrılmaz,” diyorum. Onlar birlikte gelirler, biri sofranızda sizinle otururken, unutmayın ki öbürü de yatağınızda uyur. Gerçekte, sevinciniz ve hüznünüz arasında bir terazinin iki kefesi gibi askıdasınız. 
Ancak kefeleriniz boşken dingin ve dengedesiniz. 
Hazinenin bekçisi altın ve gümüşünü tartmak için sizi kaldırdığında, ya sevincinizin ya da hüznünüzün ağır basması kaçınılmazdır. 

 


Zaman Üstüne

Sonra bir gökbilimci dedi ki: Ey Üstat, ya Zaman hakkında?
Ve o cevap verdi: 
Siz ölçüsü olmayan ve ölçülemez olan zamanı ölçmek istersiniz. 
Davranışlarınızı, dahası ruhunuzun akışını saatlere ve mevsimlere göre düzenleyip yönetmek istersiniz. 
Zamanı, kıyısında oturup akışını izlediğiniz bir ırmağa dönüştürmeyi seversiniz. 
Ancak, içinizde zamansız olan, yaşamın zamansız olduğunun farkındadır, 
Ve bilir ki, dün bugünün anısından ve yarın da bugünün düşünden başka bir şey değildir, 
Bilir ki, içinizde ki o şarkı söyleyen ve derin düşüncelere dalan, hala yıldızları uzaya saçan o ilk anı yaşamaktadır. 

Aranızda sevme gücünün uçsuz bucaksız olduğunu hissetmeyen var mı? 
Buna rağmen aynı sevginin, ne kadar uçsuz bucaksız olursa olsun, kişinin varlığının merkezinde sarmalandığını, bir sevgi fikrinden bir başka sevgi fikrine, bir sevgi ediminden bir başka sevgi edimine geçmediğini hissetmeyen var mıdır aranızda? 
Zaman da sevgi gibi bölünmez ve ölçülemez değil midir? 
Ama siz düşüncenizde zamanı mevsimlerle ölçmeye gerek duyuyorsanız, bırakın her mevsim sarsın diğer bütün mevsimleri, 
Ve bırakın şu an, geçmişi anılarla, geleceği de özlemle kucaklasın. 

 

İyi ve Kötü Üstüne

 

Kentin yaşlılarından biri dedi ki: Bize İyi ve Kötüden söz et. Ve o cevap verdi: 
İçinizdeki iyilikten söz edebilirim, kötülükten değil. Kötülük nedir ki kendi açlık ve susuzluğuyla eziyet çeken iyilikten başka? 
Gerçekte, iyilik, acıkırsa karanlık mağaralarda bile yiyecek arar, susarsa bataklıktan bile içer. 
Siz kendinizle bir olursanız iyi insanlarsınız.
Ama kendinizle bir olamazsanız, kötü olduğunuz anlamına gelmez bu.Çünkü bölünmüş bir ev harami mağarası değildir, sadece bölünmüş bir evdir.

Dümensiz bir gemi tehlikeli kayalıklarda başıboş 
seyredebilir, ama batmayabilir de.
Siz kendinizden verdiğiniz zaman iyi insanlarsınız.Ama kendi çıkarınız peşinde olursanız da kötü insanlar olmazsınız.
Çünkü çıkarınız peşindeyken, toprağa dalıp memesini emen kökten başka bir şey değilsiniz. 
Elbette ki meyve, köküne: “Sen de benim gibi olgun ve dolgun, her zaman bereketli ol” diyemez. Çünkü vermek, meyve için bir zorunluluk ise; kök için de, almak zorunluluktur. 
Ne dediğinizi bilerek konuştuğunuz zaman, iyisiniz. Ama uyurken ve diliniz amaçsızca debelenirken de kötü değilsiniz. Çünkü tökezleyen bir konuşma bile zayıf bir dili güçlendirebilir. Amacınıza doğru inançla ve cesaretli adımlarla yürüdüğünüz zaman iyisinizdir. Ama aksayarak yürüdüğünüzde kötü olmazsınız. Aksayanlar bile geriye doğru gitmezler. Ama siz, güçlüler ve ayağına çabuk olanlar, merhametli olalım diye aksamayın aksakların önünde. Siz pek çok bakımdan iyi insanlarsınız ve iyi olmadığınız zaman da kötü değilsiniz, 
Sadece aylak ve tembelsiniz. 
Ne yazık ki, geyikler kaplumbağalara hızlı olmayı öğretemiyor. 
Sizin iyiliğiniz yüce benliğinize duyduğunuz özlemde yatar: Bu özlem de her birinizde vardır. 
Ama aranızdan kimilerinde bu özlem, yamaçların gizlerini ve ormanların türküsünü tüm gücüyle sürükleyerek denize doğru akan bir seldir. Diğerlerinizde ise, köşe ve dönemeçlerde yoldan çıkıp kıyıya varmadan oyalanan küçük bir ırmaktır. Ama bırakın, özlemi daha büyük olan, öbürüne: “Neden böyle kararsız, böyle yavaşsın?” demesin. Çünkü gerçekten iyi olan insan, ne çıplak olana: “Giysin nerede senin?” ne de evi barkı olmayana: “Evine ne oldu?” diye sorar. 

 

 

Cibran, Halil. "Ermiş, çev." İlyas Aslan, İstanbul: Kaknüs Yayınları, ts (2017).

 

Halil Cibran Kimdir?
Site Haritası
© Copyright 2020 Tüm hakları saklıdır. Homopsychologicus Psikoterapi ve Psikolojik Danışmanlık
Designed & Developed by Art Web ® Tasarım ve Yazılım Hizmetleri